Nevşehir'de Fatih Erbakan rüzgarı

Yeniden Refah Partisi Nevşehir 2. Olağan İl Kongresi Genel Başkan Fatih Erbakan'ın ve çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Başkan Fatih Erbakan salona girişinde meşale ve sloganlarla karşılandı. Fatih Erbakan gündeme dair açıklamaları ile dikkat çekti.

Haber albümü için resme tıklayın

Yeniden Refah Partisi Nevşehir 2. Olağan İl Kongresi Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezinde yapıldı.

Kongreye Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan,  MYK üyesi ve  Erbakan'ın sanat danışmanı Davut Güloğlu, Büyük Birlik partisi il Başkanı Ramazan Kalkan,  Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Nevşehir Şube Başkanı Ramazan Çiftçi, Muhtarlar Dernek Başkanı Hüseyin Altınışık, Nevşehir eski belediye başkanı Rasim Arı, parti yönetimi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Tek liste ile yapılan kongrede Yeniden Refah Partisi Nevşehir İl Başkanlığına mevcut başkan Abdulgani Altınışık ve il yönetimi tekrar seçildi.

"İKTİDAR PARTİSİ KOPUŞ YAŞIYOR"

Kongrede konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 20 yıl boyunca vatandaştan tam yetki alan, milletinden hiçbir yönetimin alamadığı yetkileri alan İktidar Partisinin gerçekten bir kopuş yaşadığını ifade etti. Bakanın epistemolojik kopuştan bahsettiğini ama bunun öyle bir kopuş değil vatandaştan kopuş olduğunu belirten Erbakan, “Bu vatandaştan kopuş. Ülkenin gerçeklerinden kopuş. Türkiye Ekonomi Modeli dediler. Tarih yazıyoruz dediler. Avrupa bizi kıskanıyor, ABD’de, Fransa’da, İngiltere’de raflar boş, biz de dolu dediler. Vatandaşın feryatlarına kulak vermediler. Herkesi etraflarındaki ‘mutlu azınlık mensupları’ gibi zannettiler. Herkesin devletten beşer yedişer maaş aldığını, ballı ihaleler aldığını zannettiler. ‘Çay simit hesabıyla’ iktidara geldiklerini unutarak, vatandaştan iyice koptular. ‘Ne işsizliği yahu bu ülkede işsizlik falan yok, iş isteyene iş çok’ dediler Ama; 455 kadro için 113 bin 812 başvuru ‘Ne kapanması kapanma falan yok’ dediler ama; 2022 ilk 8 ayında 60 bin esnaf kepenk indirdi.  “Ne aç kalması, evine ekmek götürememesi, biraz abartıyorsunuz’ dediler ama; Ülke olarak geldiğimiz durum ortada. Milyonlarca vatandaş en temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük güçlükler yaşıyor. Bugün enflasyon tıraşlanmış TÜİK rakamlarına göre bile yüzde 83.  ENAG’a göre enflasyon yüzde 186! Bugün maalesef, Avrupa’da ve G20’de enflasyon lideriyiz. Dünyada ise 5. Sıradayız. Bu arada savaşta olan Rusya’da enflasyon yüzde 14.3, Ukrayna’da ise yüzde 24. Açlık sınırı 7.245 TL ve asgari ücretin 1.745 TL üzerinde! Dört kişilik ailenin yapması gereken toplam harcama yani yoksulluk sınırı 23.600 TL!  Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 9.470 TL‘ye ulaştı (Halkın %45’i aç, %90’a yakını yoksul) 2021’de 5.7 milyon haneye sosyal yardım, 11 milyon 362 bin vatandaşa gıda yardımı, geçtiğimiz kış 4 milyon haneye doğalgaz veya kömür desteği, 2021 yılında 148 bin çocuk beslenme yardımı aldı. Bu sene 4 milyon aboneye elektrik desteği. Dedik ya bunlar gerçeklerden kopuş yaşıyorlar, Türkiye gerçeklerinden… Bir tarafta bu tablonun mazlumu olan milyonlar var, diğer yanda da ‘faiz ekonomisi’ vurguncuları. ‘Seçkin’ müteahhitler. Beşer, yedişer maaş alan yakın çevre mutlu azınlık mensupları… Neden bu durumdayız ? Çünkü paylaşımda adalet yok. Kaynaklar Faize, İmtiyazlılara, İsrafa, KKM’ye gidiyor. “dedi.

“KILIÇDAROĞLUNUN BAŞÖRTÜSÜ AÇIKLAMASINI SAMİMİ BULMUYORUZ”

Başörtüsü tartışmalarına değinen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘başörtüsü hakkını yasal güvenceye alalım’ diyerek, Meclis’e kanun teklifi sunmasını samimi bulmadıklarını ifade etti. Uzun yıllar boyunca başörtüsü karşıtlığı yaptığını  yasağın devam etmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktan bile çekinmeyen CHP’nin 2023 seçimleri öncesi böyle bir adım atmasının manidar olduğunu vurgulayan Erbakan, “ Malumunuz geçtiğimiz hafta iktidar ve CHP arasında Başörtüsü tartışması yaşandı. Sayın Kılıçdaroğlu ‘Başörtüsü hakkını yasal güvenceye alalım’ diyerek, Meclis’e kanun teklifi sundu. Biz bunu pek de samimi bulmadığımızı belirterek dedik ki: Başörtüsüne özgürlüğün yasal, hatta anayasal teminat altına alınması elbette çok önemlidir. Ancak uzun yıllar boyunca başörtüsü karşıtlığı yapan, yasağın devam etmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktan bile çekinmeyen CHP’nin, tam da 2023 seçimleri öncesinde böyle bir adım atması son derece manidardır. Kamuoyu haklı olarak CHP’nin samimiyetini sorgulamaktadır. Samimiyet sınavındaki CHP, LGBT ve ‘İstanbul Sözleşmesi’ yandaşlığına da son verecek midir? Küçük çocuklara Kur’an eğitimi verilmesine karşı çıkmaktan da vazgeçecek midir? Din dersi zorunlu ders olmaktan çıksın ısrarından da vazgeçecek midir? Ancak tabii ki bu sorularımız cevapsız kaldı. Çünkü verebilecek cevapları yoktu. Sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan grup toplantısında ‘tam 20 senenin sonunda, giderayak’ başörtüsüne anayasal teminat için talimat verdiğini açıkladı. Biz de çok geç kalınmış olsa da bu düşünceyi olumlu karşıladığımızı ve konunun yakından takipçisi olacağımızı söyledik. Buradan bir kez daha, Din ve Vicdan Hürriyeti alanında kapsamlı ve somut Anayasal düzenlemelerin yapılması, inanç özgürlüğü alanının genişletilmesi ve güvenceye alınması çağrısında bulunuyoruz.  Aileyi Koruyalım! Sayın Cumhurbaşkanı, aynı Grup toplantısında yaptığı konuşmasında saldırı altındaki aile yapımıza destek niteliğindeki adımlar atılacağını da vaat etmiştir” diye konuştu.

“AİLE YIKILIRSA TOPLUM DA YIKILIR”

Genel Başkan Fatih Erbakan, toplumun temel yapıtaşı, sigortası olan ailenin yıkılması durumunda toplumunda yıkılacağını ifade etti. Aile yapısını, birliğini bozup dağıttıktan sonra, doğal olarak sağlıklı toplum yapısının da sekteye uğrayacağını ve ülkelerin kolay yutulacak lokmalar haline geleceğini vurgulayan Genel Başkan Erbakan, “Geçtiğimiz hafta düzenlediğimiz ve tarihe not düştüğümüz, ‘Aileyi ve Milletimizi Koruma’ başlıklı basın toplantımızda; toplumumuzu ayakta tutan aileyi tehdit eden yapıları deşifre etmiş ve demiştik ki: Irkçı Emperyalistler, tüm insanlığı kendilerine köle yapma ve tam manasıyla dünya hakimiyetine ulaşma yolunda yüzyıllardır sürdürdükleri ‘siyasi’ ve ‘ekonomik ifsad’ın yanında, ‘sosyal ifsad’ ve ‘ahlaki ifsad’ da yapıyorlar.  Sosyal İfsad: İnsanları bir arada tutan en temel yapı taşı olan aileyi ve ailenin çekirdeğini oluşturan ‘kadın ve erkeği’ birbirinden koparıp dağıtmak istiyorlar ‘Toplumun temel yapıtaşı, sigortası olan aile yıkılırsa toplum da yıkılır’ Aile yapısını, birliğini bozup dağıttıktan sonra, doğal olarak sağlıklı toplum yapısı da sekteye uğrayacak ve ülkeler kolay yutulacak lokmalar haline gelecektir. Bu noktada özel olarak hazırladıkları uluslararası sözleşmeleri (CEDAW, İstanbul Sözleşmesi gibi) ve sosyal alandaki kanun ve düzenlemeleri devletlere dayatarak önemli bir silah olarak kullanıyorlar. Ancak her zaman yaptıkları gibi bu şeytani planlarına da bir kılıf hazırlıyorlar ve “biz bunu kadınları korumak için yapıyoruz”, “şiddeti önlemek için yapıyoruz” diyorlar” şeklinde konuştu.

“1 MİLYON 973 BİN ERKEK EVDEN UZAKLAŞTIRMA CEZASI ALDI”

6284 sayılı kanun sebebiyle son 5 yılda ‘1 milyon 973 bin’ erkeğin evden uzaklaştırma cezası aldığını ifade eden Erbakan, yaklaşık olarak 2 milyon aile ve dolayısıyla 10 milyon insanın bu garabet kanun yüzünden mağdur olduğunu ifade ederek, “Aynen Irak’ı “demokrasi ve özgürlük getireceğiz” kılıfıyla işgal ettikleri gibi! BM tarafından dikte ettirilen “CEDAW Sözleşmesi” ve AB tarafından dikte edilen “İstanbul Sözleşmesi”nin arkasında Dünya Siyonizmi vardır! İstanbul Sözleşmesi doğrultusunda çıkarılan “6284 sayılı kanun” da aile yapısının bozulması, yuvaların yıkılması için kullanılan en etkili silahlardandır. (6284 sayılı kanunun 1.2.a maddesinde bu kanunun uygulanmasında ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin esas alınacağı yani İstanbul Sözleşmesi’ne özellikle uyulacağı belirtilmiştir. Adalet Bakanlığı’nın resmi rakamlarına göre; 6284 sayılı kanun sebebiyle son 5 yılda ‘1 milyon 973 bin’ erkeğin evden uzaklaştırma cezası aldığı görülmektedir. Yani yaklaşık olarak 2 milyon aile ve dolayısıyla 10 milyon insan bu garabet kanun yüzünden mağdur olmuştur! Bu uygulamalarda en çok da ‘Kadın’ ve ‘çocuklar’ zarar görmüştür ve aslında aile müessesesi zarar görmüştür. Zira kocasından ayrılan, yalnız bırakılan ve mağdur olan daha çok Kadın olmuştur, milyonlarca çocuk da babasız kalmıştır” dedi.  

“GENÇLER EVLİLİKTEN KORKAR HALE GETİRİLMİŞTİR”

Büyük uğraşları sonucu iptaline vesile olduğukları  İstanbul Sözleşmesi'nin 10 yıllık uygulaması ve 6284 Kanunu, Medeni Kanun ve Ceza hukukundaki çarpıklıklar yüzünden birçok mağduriyet doğduğunu belirten Erbakan, evden uzaklaştırmalar, iftira mağdurları, genç evlilik mağdurları, süresiz nafaka mağdurları, velayet sorunu ve çocuk haczi gibi birçok meseleler ile ailelerin perişan edildiğini kaydetti. Erkek ve kadının birbirine düşman edildiğini, gençlerin evlilikten korkar hale getirildiğini vurgulayan Erbakan, “ En kötüsü de boşanmalar tarihte hiç olmadığı kadar artmıştır. Neden LGBT, neden feminizm, neden 6284? Çünkü kadın erkek çatışması ve ayrışması istiyorlar. Boşanma ve ayrılma istiyorlar. Aile olmasın istiyorlar. üreme ve çoğalma istemiyorlar. Kendileri dışındaki insanların neslini sonlandırmak istiyorlar. Aile ve sosyal politikalar alanında yerli ve milli yasalar yapılmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin uzantısı, haksız, hukuksuz, ayrıştırıcı,kutuplaştırıcı, acımasız yuva yıkan bir garabet halindeki 6284 sayılı kanun da derhal iptal edilmelidir. Buradan Yeniden Refah Partisi olarak bir kez daha siyasi iktidara çağrıda bulunuyor, dış güçlerin bu sinsi oyunlarına alet olmayın, milyonlarca yuvanın yıkılmasının günahına ortak olmayın diyoruz. YRP Olarak; Birtakım uluslararası sözleşmelerle, özel olarak tasarlanmış kanun ve projelerle aileyi yok etmek, nesilleri ahlaki erozyona uğratmak isteyen ‘Yeni Dünya Düzeni’ne karşı, dimdik ayaktayız. Milletimizi, İslam Alemini ve tüm Mazlum Milletleri Irkçı Emperyalistlerin ifsad planlarına karşı savunacağımızı ve koruyacağımızı, en kısa zamanda D-8 ve D-160'ı kuracağımızı, dolayısıyla Siyonizm’i ve tüm planlarını bertaraf edeceğimizi bir kez daha buradan tüm dünyaya ilan ediyoruz. Küresel çete yenilecek, Hak ve adalet kazanacaktır! Yeniden Refah Partimiz teşkilatlarının yoğun çalışmaları sonucu İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çeken İktidardan beklentimiz, bu sözleşmenin uzantısı olan 6284’ü ortadan kaldırması ve hem inanç özgürlüğü alanlarını genişletecek ve teminat altına alacak, hem de aile yapımızı koruyacak düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi yönündedir” diye konuştu.

“ALTILI KASADA MASADA AYNI KAPIYA ÇIKIYOR”

Altılı masa’ denilen tuhaf ve milletin derdine derman olmaktan uzak yapıdaki sıkıntılara da sık sık dikkat çektiklerini belirten Genel Başkan Erbakan, 6’lı masanın, milletimizin ve memleketin temel meselelerine çözüm için ortaya koydukları tek bir projenin bulunmadığını kaydetti.  Kendilerinin de ifade ettikleri gibi 6’lı masanın birbirleriyle alacak verecek, diyet kavgası yaptıklarını ve birbirlerini masa altından tekmelediklerini belirten Erbakan, “İktidarın yanlışlarına sürekli olarak dikkat çektiğimiz, bu zihniyet ile memleketin hiçbir temel problemine çözüm getirilemeyeceğini vurguladığımız, bununla kalmayıp, kamuoyunun ve yetkililerin dikkatlerine kitap kitap çözüm reçeteleri sunduğumuz hepinizin malûmlarıdır. İktidar tarafına bunları anlatmaya çalışırken, ‘altılı masa’ denilen ‘tuhaf’ ve milletin derdine derman olmaktan uzak yapıdaki sıkıntılara da sık sık dikkat çekiyoruz.  Ancak masadaki sayın genel başkanlardan birinin ifadesiyle, oradakiler masa altından birbirlerini tekmelemekle meşguller! Bakın geçtiğimiz pazar günü 6 birbirine benzemez bir altın günü için daha bir araya geldi. Bu hep birlikte oldukları 7., ayrı ayrı görüşmelerini sayarsak toplamda 37. görüşmeleri oldu. Yine bu toplantı sonunda bol bol resim, bol bol edebiyat! Peki ya sonuç ? 37 buluşmada bir arpa boyu yol alamayan ittifak üyeleri, iktidara gelecekler de Muhalefetteyken aralarında anlaşamayanlar, masa altından birbirlerini tekmeleyenler iktidarda anlaşacaklar da. İttifaktaki bir Sayın genel başkanının ifadesiyle birbirlerine diyetlerini ödeyecekler de. Ülkeyi ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ dedikleri ve eskisinden ne farkının olduğunu bir türlü ortaya koyamadıkları, çift başlı düzene götürecekler de. Memleketin meselelerini ele alacaklar da. Ölme eşeğim ölme! Okula giden çocuğuna kahvaltılık alamayan, süt alamayan, elektrik-doğalgaz faturalarını ödeyemeyen vatandaşın derdinden iktidar partisi kopmuş evet. Ne yazık ki aynı sıkıntı 6’lı masada da var. Milletimizin ve memleketimizin temel meselelerine çözüm için ortaya koydukları tek bir proje yok. Bizler milletimizin ve yetkililerin önüne ülkenin temel problemleri ve çözüm yollarına dair kitap kitap, proje proje, grafik grafik, tablo tablo projelerimizi koyarken, masa ortakları, ne yapıyor? İşte kendilerinin de ifade ettikleri gibi; birbirleriyle alacak verecek kavgası yapıyor, diyet kavgası yapıyor, birbirlerini masa altından tekmeliyor.  Bakın Altılı masanın medyaya yansıyan haberlere göre ilk üç gündemi nedir? Meclis çoğunluğu elde edilirse ilk bir hafta içinde ‘Siyasi ahlak yasası, İstanbul Sözleşmesi ve Strateji Planlama Teşkilatı’ yasaları çıkarılacak. İstanbul Sözleşmesi demek; ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği’ adı altında cinsiyetsiz toplum oluşturmak demektir. Karı-Koca kavramı yerine ‘partnerler’ kavramını getirmek demektir, Allah muhafaza buyursun erkek erkeğe, kadın kadına evliliklerin altyapısını oluşturmak demektir. ‘Kadın ve erkeklere ilişkin sosyal davranış modellerinin değiştirilmesi’ ifadesi var. Yani erkeğin kadın gibi, kadının erkek gibi yapılması. ‘Sözde namus’ kavramının kökünü kazıyacağız demektedir. Namus kavramını ortadan kaldırmak da ne demek ?? İktidar olursa ilk işi bu sözleşmeyi yürürlüğe sokmak olacaklardan bu ülkeye bir hayır gelir mi Allah aşkına? Bugün milyonlarca vatandaşımız şunu net bir şekilde görüyor ki, masa da kasa da aynı kapıya çıkıyor! ‘Küresel çete, küresel çete’ diyoruz ya. O mihrakların insanlığı felâkete sürükleyecek sosyal ve ahlaki ifsadlarına tepki gösteren var mı bizden başka? Yok! Niçin yok? Dedim ya, kasa da masa da aynı kapıya çıkıyor” şeklinde konuştu.

“BİZİM 81 İLİMİZE REFAH PROJEMİZ HAZIR”

Yeniden Refah Partisi iktidarında, kendilerinin çözüm üreterek, çare olacaklarını belirten Genel Başkan Erbakan, 81 ile yüzlerce refah projesinin, kaynak paketlerin, tüm bakanlıklarda İlk 100 Gün icraatlarının hazır olduğunu kaydetti. Yeniden Refah iktidarında, borç, zam, vergi artışı, israf, yolsuzluk, işsizlik ve acı reçetenin olmayacağını ifade eden Erbakan, “Buradan milletimize seslenmek istiyorum: Ye’se düşmek, umutsuzluğa kapılmak yok. Çünkü Artık Milli Görüş’ün tek temsilcisi Yeniden Refah Partisi var… Biz Yeniden Refah iktidarında laf üretmeyeceğiz, hikaye anlatmayacağız, enkaz raporu okumayacağız. Biz çözüm üreteceğiz, çare olacağız. Bizim 81 ilimize yüzlerce refah projemiz hazır, kaynak paketlerimiz hazır, tüm bakanlıklarda İlk 100 Gün icraatlarımız hazır. Yeniden Refah iktidarında; Borç yok, zam yok, vergi artışı yok, israf yok, yolsuzluk yok, işsizlik yok, acı reçete yok. ‘Rüşvet alan da veren de melûndur’ tabelasını devletin her kurumunun giriş kapısına asmak var! Denk Bütçe var, Havuz Sistemi var. İmtiyazlı sınıflara kaynak aktarmak, zengini daha zengin fakiri daha fakir hale getirmek yok. İmtiyazlılara kaynak aktarmak için fakirin fukaranın suyunu sıkmak yok. Yeniden Refah iktidarında paylaşımda adalet var, hakça bölüşüm var, milli kaynak paketleri var. Yeniden Refah iktidarında  Devletimiz; öncelikle borçsuz-zamsız-vergisiz yıllık 150 milyar dolar kaynak bulacak, işçi-memur-emekliye gelir gelmez yüzde 150 maaş zammı. En düşük emekli maaşı asgari ücretin altında olmayacak. Devlet bulduğu bu kaynakla üretime, istihdama, tarıma, hayvancılığa en güçlü ve adil teşvikleri sağlayacak, Devlet bizzat ‘taşın altına elini koyarak’ yatırıma, üretime ortak olacak, 81 ilimize 681 proje. Mevzuat ‘bu ülkede yapılacak bir üretim nasıl önlenir’ zihniyetiyle değil, ‘bu ülkede üretim ve ihracat nasıl artırılır, sanayicinin işi nasıl kolaylaştırılır, ar-ge nasıl teşvik edilir’ zihniyetiyle düzenlenecek, Devletin vatandaşa temas ettiği her noktada “Gardiyan devlet” anlayışı yerine, “garson devlet” anlayışı hakim olacak, Adil ve makul bir vergi sistemiyle, haksız ve ağır vergiler ortadan kaldırılacak, Temel gıda ürünlerinden hiçbir vergi alınmayacak, Asgari ücretten hiçbir vergi alınmayacağı için, hem işçinin, hem işverenin yüzü gülecek, Sanayide ve iş yerlerinde kullanılan enerji fiyatlarında ‘Zulüm boyutundaki’ artışlar ve fahiş fiyatlar acilen ortadan kaldırılacak, Akaryakıt fiyatlarındaki fahiş vergiler ortadan kaldırılıp, benzin-mazot, otogaz fiyatları ciddi miktarlarda indirilecek, Tarım alanında dış güçlerin dayatması ile konulan tüm kotalar kaldırılıp atılacak, Çiftçinin köylünün ürettiği ürüne ‘en yüksek taban fiyatları’ verilecek, alım garantisi verilecek, Hayvancılık en güçlü teşviklerle desteklenecek, canlı hayvan ve et ithalatı en kısa sürede sıfıra indirilecek, Yeniden Refah iktidarında; bu aziz millet Allah’tan başkasına muhtaç olmayacak” dedi.

08 Eki 2022 - 09:30 Nevşehir/ Nevşehir- Siyaset

Son bir ayda nevsehirkenthaber.com sitesinde 431.216 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nevşehir Kent Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nevşehir Kent Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Nevşehir Kent Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Nevşehir Kent Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Nevşehir Markaları

Nevşehir Kent Haber Gazetesi, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (384) 212 43 10
Reklam bilgi


Anket AK Parti’den kimi aday görmek istersiniz?