Eğitim İş’ten Uğur Mumcu açıklaması

Nevşehir Eğitim İş Şube Başkanı İbrahim Demir, “Hakikat Avcısı” diyerek Uğur Mumcu hakkında övgüler ile bahsedip ölüm yıldönümünü andı.

“Bugün, Türkiye'nin çok önemli bir kaybının yıldönümüdür. 29 yıl önce bugün Ankara Karlı Sokak'ı patlamasıyla sarsan hain bir bomba, yaşamı boyunca ilkeli gazeteciliği, aydın kişiliği, onurlu duruşuyla toplumun gönlüne taht kurmuş bir kalem olan Uğur Mumcu'yu bizden çalmıştır.” Diyerek sözlerine başlayan Eğitim İş Nevşehir Şube Başkanı İbrahim Demir, “O'nun ‘Bilgisi olmayanın fikri olmaz’ diyerek meslek hayatı boyunca halkı bilgilendirmesinden, kalemini hakikatle bileyerek toplumu aydınlatmasından rahatsız olan karanlık güçler, Mumcu'yu aracına bomba koyarak katletmiş ancak ölümsüzleşmesinin önüne geçememişlerdir. Kuşkusuz ki Uğur Mumcu'yu memleket için en önemli kılan özelliklerinden biri de öngörüsüdür. Mumcu, Susurluk Kazası'ndan çok daha önce mafya-siyaset ilişkilerini yazmış, terör örgütlerinin karanlık bağlantılarına ışık tutmuştur. Tam 30 yıl önce verdiği bir röportajda tarikatların devlet içine yerleştirildiğini ve kaynaklar sunulduğunu belirten Mumcu, ‘30 yıl sonra bu çocuklar general olacak ve devlete karşı ayaklanacaklar’ diyerek 15 Temmuz Hain darbe girişiminin geleceğini adeta onlarca yıl önceden duyurmuştur.

Elbette Uğur Mumcu'nun bu şaşmaz öngörüsü, tahminlerden değil, yaşamı boyunca hakikatleri gizleyen sır perdelerinin arkasına bakmasından kaynaklanmaktadır.” dedi.

“SUİKAST AYDINLATILMADI”

Mumcu'nun kaleminden çıkan haberler, dosyalar ve kitaplar çalıp çırpmanın olmadığı, torpilin adı geçmediği, tarikatların cirit atmadığı, terör örgütlerinin arkasında muhakkak emperyalistlerin olduğunun unutulmadığı, Cumhuriyet'in ilkelerinden çıkılmadığı ideal bir devlet yönetimini işaret ettiğini söyleyen Başkan Demir açıklamasının devamında; “Mumcu suikastının aradan geçen onca yıla rağmen aydınlatılmamış olması, davanın bilerek zaman aşımına itilmesi, cinayeti onun yazacaklarından korkan örgütlü kötülüğün el ele işlediğinin kanıtı olmuştur.

Ne yazıktır ki bugün Türkiye, Mumcu'nun yaşadığı yıllardan çok farklı değildir. Geçmişte Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy gibi aydınlarımız derin devlet tarafından gerçekleştirilen cinayetlerle susturulurken günümüzde değişen tek şey, cinayet metodunun yerini hapisle sindirme politikasının almış olmasıdır. Aydınlarımız, gazetecilerimiz hapsedilerek sindirilmeye çalışılmakta, Berkinler ve Ali İsmaillerin katilleri korunmaktadır.

Çağdaş bir ülkede açığa çıkarılmamış tek bir cinayet varsa tüm toplum utanç duyarken, 2022'e girdiğimiz bu günlerde ülkemizde onlarca karanlık cinayet davası, bile isteye sonuçsuzluğa sürüklenmektedir.

Mumcu'nun yazdığı mafya-siyaset ilişkileri açısından da maalesef değişen çok bir şey yoktur. Türkiye, son birkaç seçimdir AKP'ye oy vermeyenleri tehdit eden mafya babalarının televizyon kanallarında boy gösterebildiği bir ülke haline getirilmiştir. Bu mafya-siyaset ilişkisinin nasıl bir karşılıklı çıkara dayandığını ortaya çıkarmak ise eskisinden daha zorlaşmıştır.

Terör örgütlerinin emperyalist devletler tarafından nasıl beslendiği konusunda da Mumcu'nun yazdıklarından ders çıkarılmamış, hain terör örgütü PKK başta olmak üzere örgütlerle kimi zaman masaya oturulmuş, kimi zaman dış bağlantıları umursanmadan terörle mücadelede zaafiyetler gösterilmiştir. Tam bağımsız bir Türkiye'nin ancak emperyalistlerin maşası olan terör örgütleriyle kapsamlı ve siyasi çıkarları gözetmeden yapılacak bir mücadeleyle yaratılabileceği gerçeği ne yazık ki bugün dahi görmezden gelinmektedir.

Mumcu'nun devlet gücünü elinde tutanların tarikatlarla çıkar ilişkileri kurmasının Türkiye'nin temel harcı olan laikliği bozacağına yönelik uyarıları da dikkate alınmamıştır. Ülkemiz, kanlı 15 Temmuz darbe girişimine rağmen kandırılmaktan usanmayan bir yönetimin, hala bürokrasiye tarikatlardan insan devşirdiği günlerden geçmektedir.

Aradan geçen 29 yılda hala eserlerinin elden ele, fikirlerinin kulaktan kulağa geçiyor olması, Mumcu'nun katledilerek bile susturulamadığının ispatı olsa da, bu kara günlerde yokluğu ilk günkü gibi derin hissedilmektedir. Bugün Uğur Mumcu gibi gerçeğin anlatıcılarına ihtiyaç duyuyorsak, hakikati ortaya çıkartmaya uğraşırken yargı sopasıyla sindirilmeye çalışılan gazetecilere sahip çıkmamız şarttır.

Çünkü ne mutlu ki bu ülkede hâlâ Mumcu'nun izinde olan gazeteciler vardır. Ve O'nun dediği gibi: Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez. Ne kelepçeler, ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz!

Katledilişinin 29. yılında büyük üstat Uğur Mumcu'yu saygı, özlem ve minnetle anıyoruz” şeklinde konuştu.

24 Oca 2022 - 10:30 Nevşehir/ Nevşehir- Siyaset

Son bir ayda nevsehirkenthaber.com sitesinde 357.649 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nevşehir Kent Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nevşehir Kent Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Nevşehir Kent Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Nevşehir Kent Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Nevşehir Markaları

Nevşehir Kent Haber Gazetesi, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (384) 212 43 10
Reklam bilgi


Anket SİZCE NEVŞEHİR'İN "EN BÜYÜK" SORUNU NEDİR?