Hacı Bektaş Velî Dergâhı 2022 yılında nasıl satıldı?

Bugün, Alevilerin serçeşmesi olan Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın bir kısım arazisinin satılmasından bahsedeceğim. Satılan arazi, şu an Hacıbektaş-ı Veli Tekke ve Camii Vakfı'na ait durumda, ancak başlangıçta Hacıbektaş Belediyesi'ne aitti. Osmanlı Devleti’nden kalma bir vakıf olan Hacıbektaş-ı Veli Tekke ve Camii Vakfı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen mazbut vakıflar arasında. Satış işlemi Belediye Meclis kararı ile resmi yollardan gerçekleşiyor. Hacıbektaş Belediyesi satıştan 9 milyon 24 bin TL gelir elde ediyor. Arazinin satıldığı vakıf da devlete ait bir vakıf durumunda. Görünürde her şey normal. Ancak, satışın arka planında önemli iddialar bulunmaktadır.

Öncelikle, araziyi satın alan Hacıbektaş-ı Veli Tekke ve Camii Vakfı'nın Nakşibendi tarikatı ile ilişkilendirildiği iddiaları dikkat çekmektedir. Hacı Bektaş Velî Dergâhı'nın yüzyıllardır Nakşibendileştirme politikalarına karşı mücadele ettiği biliniyor. II. Mahmud, 17 Haziran 1826 tarihinde Yeniçeri Ocağı ile birlikte Bektaşî tarikatına ait tekkeleri kapatmış, bu tekkelerin mal varlıklarına el koymuş ve tarikata mensup şeyh ve dervişleri sürgüne göndermiştir. Bu süreçte, Bektaşî tarikatına ait olan ancak yıkılmamış tekkeler, bazıları cami, medrese veya okula dönüştürülmüş, bazıları ise Nakşibendî tarikatı mensuplarına tahsis edilmiştir. II. Mahmud döneminde Bektaşiliğin yasaklandığı bu dönemde Bektaşiliğin merkezi Hacı Bektaş Velî Dergâhı da nasibini almış, dönemin çelebisi Mehmed Hamdullah Efendi halkına fesat çıkardığı gerekçesiyle Amasya’ya sürgün edilerek yerine Nakşî şeyhlerinden Kayserili Şeyh Mehmed Said Efendi tayin edilmiştir. Bu süreçte Hacıbektaş'taki merkez tekkeye camii eklenerek, burası Nakşibendiliğin öğretileceği ve ritüellerinin uygulanabileceği bir Nakşi tekkesine dönüştürülmüştür. Daha sonraki yüzyıl Bektaşiliğin yasaklı yüzyılı olmuştur. Bu yüzyıl boyunca dergâh ne Nakşibendi tekkesi olabilmiş ne de tam olarak Bektaşi tekkesi kalabilmiştir. Tanzimat’ın getirdiği serbestinin sonucunda 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinde bazı yeni birimler inşa edilmiş ve birçok onarım gerçekleşmiş olsa da Tekke'deki Nakşi varlığı tekke ve zaviyelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar sürmüştür.

Şimdi gelelim 2022 yılında Hacıbektaş Belediyesi tarafından satılan araziye.

Satılan dergâh arazisi Hacıbektaş Belediyesine (yani Hacıbektaş halkına) ait iken 2022 yılında sessiz sedasız Vakıflar Genel Müdürlüğüne satılıyor. Görünürde her şey resmi yollardan gerçekleşmiş durumda. Zaten arazin satış işlemi Belediye Meclis kararı ile gerçekleşiyor ve bu satış işleminden Hacıbektaş Belediyesi'nin kasasına 9 milyon 24 bin TL giriyor. Buraya kadar her şey normal gözüküyor. Ancak, satıştan önce Belediye Başkanı Yoldaş Altıok'un dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu ziyareti; bu ziyaretten 5 ay sonra Hacıbektaş Belediyesi'ne 2 milyon TL asfalt bütçesi tahsis edildiğini hatırlamakta fayda var. Ayrıca, Tekke'nin II.Mahmud döneminde Nakşibendi tekkesine dönüştürülmesini ve satış yapılan vakfın da bu dönemden kalma Nakşi kimliğini hatırlamak önemli. Böylelikle resim netleşmeye başlıyor.

Her ne kadar satış işlemi belediye meclisinin kararı ile gerçekleşmiş olsa da satışta bazı sakat işlemler mevcut. Öncelikle; satış için belediye meclis kararının alındığı tarih (4 Ağustos 2022), Belediye'nin tekke arazisini satmak için Vakıflar Bölge Müdürlüğüne resmi yazı ile başvurduğu tarihten (31 Mayıs 2022) sonrasına denk geliyor. Yani Belediye Başkanı önce Vakıflar Genel Müdürlüğü ile pazarlık yaparak araziyi pazarlıyor, sonrasında 9 milyon gibi bir bedele anlaşma sağlandıktan sonra satış işlemini Belediye Meclisine getirterek, bir nevi dayatarak onaylatıyor. Satış konusu öncesinde Belediye Meclisinde tartışılıp, karara bağlandıktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğüne müracaat yapılmış olsa idi; en azından ortada bir dayatma olmadığı sonucuna varılabilirdi.

Yanlışlar bitmiyor. Belediye Başkanı Yoldaş Altıok'un dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu ziyareti ve bu ziyaretten 5 ay sonra Hacıbektaş Belediyesi'ne 2 milyon TL asfalt bütçesi tahsis edilmesi durumu var. Yani Hacıbektaş Belediyesi, önce 10 Mayıs 2022 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen 2 milyon TL'lik bütçe için Nevşehir İl Özel İdaresi ile protokol imzalıyor ve yirmi gün sonrasında 31 Mayıs 2022 tarihinde ise Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesine bitişik dört buçuk dönüm araziyi satmak için Vakıflar Bölge Müdürlüğüne resmi yazı ile başvuruyor. Belediyenin yazısında "Savat Mahallesi Hacı Bektaşi Veli Müzesi'nin bulunduğu 147 ada 7 parselde 4.459,60 m2 belediyemize ait taşınmazın Vakıflar Bölge Müdürlüğüne satışının yapılması istenmiştir." şeklinde ifade ediliyor. Önce asfalt alınıyor, hemen arkasından dergâh bahçesi satışa çıkartılıyor.

Plan gayet güzel işliyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, arsayı satın alacağını 23 Haziran 2022 tarihinde Hacıbektaş Belediyesine bildiriyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün 23 Haziran 2022 tarihli yazısında, Vakıflar Genel Müdürlüğünün oluru ile 4.459,60 m2 alanın yola giden kısımları çıktıktan sonra (3.800,13 m2) 9.024.000 TL bedel üzerinden satın alınması uygun görülmüştür" ifadeleri yer alıyor. Yani Vakıflar Genel Müdürlüğü, Hacıbektaş Belediyesi'nin satışa çıkardığı arsaya 9 milyon 24 bin TL bedel biçerek satın alıyor. İlgi yazıdaki diğer bir ayrıntı ise, Vakıflar Genel Müdürlüğünün onayı ile arsanın satın alınmasının uygun görüldüğünün belirtilmesi. Anlaşılan Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Belediyenin müracaatını Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirerek satın almanın uygunluğu konusunda görüş soruyor; Vakıflar Genel Müdürlüğü de söz konusu arazinin satın alınmasına onay veriyor. Yani Hacıbektaş Belediyesi'nin satmak için müracaatı var. İsteyerek, bilerek ve gönüllüce..

Halihazırda olan biten satış işleminin resmiyete büründürülmesi için Belediye meclis toplantısı ise 04 Ağustos 2022 tarihinde yapılıyor. Toplantıda, Belediye Meclis Üyeleri Mustafa İncesu ve Abidin Tunçbilek arsanın satışına karşı çıkarak tarihi bir sınav veriyorlar. Diğer üyelerin tamamı evet oyu kullanıyorlar ve satış için 2'ye karşı 7 Evet oyu ile belediye meclis kararı çıkartılıyor.

Söz konusu satışa, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile hiçbir alakası olmayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun aracılık ettiği, zaten Arif Yoldaş Altıok'un belediye meclis ifadelerinde de yer alıyor. Belediye Meclis üyesi Mustafa İncesu’nun aktardığına göre, Arif Yoldaş Altıok 04 Ağustos 2022 tarihli Belediye Meclis toplantısında "Paraya ihtiyacımız vardı, ben de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne müracaat ettim. İstimlak edeceklerdi, bakan bunu kendi ağzıyla söyledi. Parayı da Süleymen Soylu’nun aracılığıyla, onun ricasıyla verdiler. Biz satmasaydık, bu kadar parayı alamazdık." şeklindeki ifadeleri ile satış işlemini savunuyor.

Hacıbektaş Belediyesi meclis kararından 5 gün sonra 09 Ağustos 2022 tarihinde 9.024.000,00 TL bedel karşılığında Vakıflar Bölge Müdürlüğüne satış yapılıyor ve Hacıbektaş-ı Veli Tekke ve Camii Vakfı üzerine tapu çıkartılıyor.

Demirören Haber Ajansı, bu satışı "Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın tapuda iki ayrı parselde parçalı arazisini birleştirip kamulaştırarak, olası amaç dışı kullanımının önüne geçti" şeklinde servis ediyor. Haberde, dergâhın belediye üzerine tapulu olan arazisini satın alarak kamulaştıran bakanlığın, iki tapuyu da Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı devlet vakfı Hacıbektaş-ı Veli Tekke ve Camii Vakfı'na devrettiği ifade ediliyor. Ayrıca "Hacıbektaş Belediyesinin talebi üzerine" ifadesi geçiyor. Dahası arazinin “kamulaştırıldığından” bahsediliyor. Neresinden tutalım? Muhtemelen Alevi-Bektaşi toplumunun tepkisini çekmemek için kamulaştırma ifadesi kullanılıyor. Ancak söz konusu satışa hiçbir şekilde kamulaştırma yok. Çünkü “Kamulaştırma, devletin kamu yararını gerekçe göstererek bir kimsenin sahipliğinde bulunan özel mülkiyete rızası dışında son vermesi” işlemidir. Satış, Vakıflar Kanunun 12. maddesine istinaden Hacıbektaş Belediyesi’nin talebi üzerine gerçekleşiyor. İlgili kanun maddesi "vakıfların mal edinebileceği ve malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabileceği" hükmünü barındırıyor. Yani ortada kamulaştırmanın aksine Hacıbektaş Belediyesi tarafından gönüllüce yapılan bir satış gerçeği var.

Belediye Başkanı Yoldaş Altıok o dönemdeki eleştirileri, satışın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilgisi ve onayı ile gerçekleştiğini söyleyerek savuşturmuştu. Ülke gündeminde daha önemli meseleler olduğu için hiç kimse bu iddianın peşinden gitmemişti. Ancak bu iddia birinci ağızdan kesin bir şekilde yalanlandı. Kaldı ki Kılıçdaroğlu hangi sıfatla Hacıbektaş Tekkesindeki arsanın satışını onaylama yetkisine sahip ki, onun onayı alınsın? Düşüncesi bile sakat. Hatta Kılıçdaroğlu'nun tekke arazisinin satıldığını sonradan öğrendiği ve çok üzüldüğü, iptal ettirmek için girişimde bulunduğunu ancak başarılı olamadığı da biliniyor.

Belediye Başkanı'nın daha makul olan bir başka iddiası ise, dergâh bahçesinin Alevi-Bektaşi kurumlarının onayı ile satıldığını söylemesiydi. Ancak, aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Vakıfları Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonun da bulunduğu birçok Alevi-Bektaşi kurumlarının açıklamaları ile bu bilginin de doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu kurumlar böyle bir satıştan hiçbir şekilde bilgilerinin olmadığını çeşitli platformlarda ifade ettiler. Sonuç olarak, Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok tarafından kamuoyunun aldatıldığı anlaşılıyor.

Bütün bu gelişmelere karşı Belediye Meclis üyesi Mustafa İncesu ve Hünkar Hacı Bektaş Veli Derneği Danışma Kurulu Başkanı Recai Aksu Kayseri 2'nci İdare Mahkemesine işlemin iptali için dava açıyorlar. Mahkeme, Belediyeden savunma istiyor. Hacıbektaş Belediyesi'nin mahkemeye yaptığı savunmadaki ifadeler ise olan bitenin bir itirafı gibi. "… Davalı Belediye Başkanlığının iç ödemelerde zorlanması ve bütçesinin kısıtlı olması sebebiyle...." söz konusu arsayı satmak zorunda kaldığı anlamında bir savunma sunuyor. Tam bir acizlik ve teslim olma hikayesi. Ortada acınası bir durum da var.

İşin özü; Alevi-Bektaşi toplumunun inanç, öğreti, eğitim, kültür ve felsefesinin kalpgâhı olarak kabul edilen Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın bahçesi, 9 milyon bedel ve üstüne birkaç ton asfalt uğruna satılıyor. Daha önemli olan ise, tarihi bağlam göz ardı ediliyor ya da bilinmiyor. Nasıl ki Osmanlı Padişahı II. Mahmud, 1826 yılında merkezi bir dayatma ile Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı'nı gasp edip Nakşibendi tarikatı şeyhlerini atayarak sünnileştirme ve Nakşileştirme politikası güttüyse; iki yüz yıl sonra şimdi de yerel bir bilinçsizlik ve acizlik sonucunda Alevi-Bektaşi toplumunun merkezinin kendi özünden ve öğretisinden uzaklaştırma politikasına, bizzat Hacıbektaş Belediyesi eliyle hizmet ediliyor. Anadolu aydınlanmasının mimarlarından Hacı Bektaş Veli'nin Evren-Hakk-İnsan sevgisine dayanan felsefesi ve insan merkezli inanç anlayışı günden güne gerçek kimliğinden yabancılaştırılıyor ve dönüştürülüyor.

Sizce Hacı Bektaş Veli'nin kemikleri sızlamıyor mudur? Cevabı Alevi-Bektaşi toplumunun ve Hacıbektaş halkının sağduyusuna bırakıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet YÜKSEL - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nevşehir Kent Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nevşehir Kent Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Nevşehir Kent Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Nevşehir Kent Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Gönül Akkuş - Fiziki koşulda ilçenin etrafı geniş arazili bir yer. Tekkenin içini babasının tarlası gibi satmaya ne hakki var. Bu yoldaş döneminde bir cok belediye çok destek aldı. Satmadığı şey yok kurbanlarında derisi ayağı eti olmak üzere sat babam sat doymadı. Peki ekstre ne iş yapmayı kac öğrenciye yoksula yardim etti. Yolları yapan Kırşehir belediyesine ne yaptı da Ara si açıldı. Halktan kac kişi ile mahkemelik olmuş yayınlanmamış ISB alınmamış 13 sayfa kendine kendi övgüsü 14 sayfa ablam dediği kişinin herhangi bilimsel ve de yeni belge bilgi içermeyen el broşürüne Hangi Bilim Kurulu kararı ile YILIN BILIM ÖDÜLÜNÜ VERDI. Kurbanları hangi kalemden girdi irat kaydediliyor hangi harcama kalemi den muhabelestiritor. Garaj yeri perki pazar yeri daha bilinmeyen nereleri satmış. Haci Bektaş

Pirsultan heykelini egede denize atmi. Bu neyin sembolu mesaji. Karadut gozunun önunde kuruyor buna bir iyilestirme cabasi olmusmu. Biz halk merak ediyoruz.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 27 Aralık 14:39


Nevşehir Markaları

Nevşehir Kent Haber Gazetesi, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (384) 212 43 10
Reklam bilgi

Anket Kozaklı'da hangi adayı destekliyorsunuz?
Tüm anketler