BİST
100769
ALTIN
226.966
DOLAR
5.3082
STERLİN
6.8581
EURO
5.9875

Kapadokya'ya övgüler yağdı

Doğal güzellikleri ile bölgeye gelen yerli ve yabancı turistleri cezbeden Kapadokya’ya gezginciler tarafından övgüler yağmaya devam ediyor.

Kapadokya'ya övgüler yağdı

Doğal güzellikleri ile bölgeye gelen yerli ve yabancı turistleri cezbeden Kapadokya’ya gezginciler tarafından övgüler yağmaya devam ediyor.

09 Ekim 2018 Salı 16:38
16 Okunma
Kapadokya'ya övgüler yağdı
Kocaeli Gölcük’te bulunan Özel Aile Konak Hastanesinde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Ersin Efetürk isimli gezginci, Kapadokya hakkında gezdiği yerleri tek tek kaleme aldı.

Bölgeye yönelik duygu ve düşüncelerini aktardığı yazıda bölge hakkında çeşitli araştırmalarda yaptığı anlaşılıyor.

Ersin Efetürk, kendisine ait gezidea.com adlı sitede oldukça amatör bir şekilde yazılan bu gezi yazısında kendisinin bir yazar olmadığını, bu yazıları tamamen hobi amaçlı yazdığını da belirtmeden yapamıyor.

Kapadokya Gezidea’sı başlıklı yazıda Ersin Efetürk isimli gezginci şunları belirtiyor;

Tarihi;

İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar (M.Ö 1750- 700). Asur ve Frigya etkisine girdikten sonra Pers işgaline uğrar. Büyük İskender’in Persleri yenilgiye uğratmasıyla Kapadokya Krallığı kurulur. Osmanlı Devletine kadar Bizans-Roma ve ardından Selçuklular hakim olmuştur.

İsmi nereden geliyor?

Persler döneminde ; Nevşehir, Kayseri,Niğde,Aksaray ve Kırşehir bölgesini içerisine alan bölgeye  güzel atların bolluğu nedeniyle bu anlama gelen KATPA TUKA ismi verilmiş. Zamanla evrilerek Kapadokya haline dönüşmüş.

Oluşumu;

Kapadokya bölgesi 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasan Dağı ve Güllü Dağı’nın aktif volkanlarken püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Adeta doğanın emeği bölgeyi ilmek ilmek işleyerek peri bacalarına dönüştürmüş.

Biz neler yaptık?

Öncelikle bu ‘güzel atlar diyarı‘nı gezmek dolaşmak için 2 tam gününüzü ayırmanızın yeterli olacağını söyleyeyim. Bu süre, yaptığınız aktivite türlerine ve bunlara ayırdığınız zamana göre değişebilir.

Biz, bir gün önce Kayseri’de konaklamıştık. Yakın olmanın avantajı ile sabahın erken saatlerinde Kapadokya’ya vardık. Yaklaştıkça o muhteşem balonlu gökyüzü görüntüsü ile karşılaştık. İçimde beliren heyecan araç kullanmama da yansıdı, biraz hızlandım. Hep kartpostallarda gördüğümüz o büyülü manzaraya ilk dakikadan canlı şahitlik ediyorduk.

Kapadokya’ya geliş anımız

2 gün konaklayacağımız otelin olduğu Göreme’ye vardık. Balon turunu bitirmiş insanlar yavaş yavaş geri dönüyorlardı. Onların yüzlerindeki o ‘bambaşka sıra dışı bir tecrübe yaşamışlığın’  mutluluğu ile çocuksu heyecanı karışımı ifadesini hissedebiliyordum.  Erken vakitte çoğu yer kapalı idi. Haliyle acıkmıştık da. Arayışımızın sonunda afiyetle sımsıcak bir çorba içebileceğimiz lokanta bulabildik. Günün ilk ışıkları içimizi ısıtmıştı ki, Eylül ayının sonunda Kapadokya’nın gece ısısı küçümsenmeyecek kadar düşüyordu. Karnımız doyduktan sonra elimize haritamızı aldık ve 48 saatlik gezimize başladık..

İlk durağımız Uçhisar Kalesi ;

Uçhisar kalesine bakmak da, Uçhisar kalesinden uzaklara bakmak da güzel. Bölgenin en yüksek noktası. Tarihte ilk olarak kimlerin gelip kullandığı net belli değil ancak 20. yüz yılın ortalarına kadar kalenin içinde yaşanıldığı sanılıyor. Kalenin zirvesinde basit kaya oyma mezarlar bulunmakta. Ayrıca çevreye uzanan tünellerin olduğu ve halen esrarını koruduğu söyleniyor. Nevşehir-Göreme arasında bulunan Uçhisar kalesinin gecesi gündüzü ayrı güzel. Giriş için müze kart geçerli değil. 2017 Eylül’de giriş ücreti 7 TL idi.

Ardından Güvercinlik Vadisi;

Uçhisar Kalesinden de görülebilen, geçmişte yapilan güvercin yetiştiriciliğinden adını alan ve halen çeşitli güvercin türlerinin yaşadığı Güvercinlik Vadisi görülmeye değer. Uçhisar Kalesine çok yakın konumda. Açık bir alan. Her hangi bir ücreti yok.

Güvercinlik Vadisi ve solda Uçhisar Kalesi

Sırada Ihlara vadisi var. Aksaray ili sınırları içinde yer alan Ihlara Vadisi’ne uzaklık Göreme’den yaklaşık 70 km. Güzergahımız üzerinde bulunan Derinkuyu ve Kaymaklı Yer altı şehirlerini görme fırsatı yakaladık.

Kaymaklı yer altı şehri

8 katlı şehir savunma amaçlı yapılmış. Antik çağlarda savunmak, saklanmaktan ibaretmiş. Günümüzdeki savaş aletlerinin olmayışını düşününce mantıksız değil. İçini gezerken daracık kanallardan yürümek zorunda kaldık. Bunun sebebinin; o dönemde yaşayan insan boylarının kısalığından mı, yoksa ani baskınlarda düşmanın hızlı hareket etmesini engellemek amacıyla mı böyle inşa edildiği halen cevabını bulmamış bir soru. Kilise, vaftiz taşı, mezarlık ve sürgü taşı şehrin dikkat çeken noktaları. Yer altı şehirlerinin sokaklarında gezmek binlerce yıl öncesine götürüyor insanı. Nasıl bir yaşam sürdüklerini düşünmek hatta anlayabilmek sanırım az da olsa mümkün.. Giriş ücreti 25 TL, müze kart geçerli.

Yer altı şehrinin dar sokakları

Bölgedeki onlarca yer altı şehrinden bir tanesi de Derinkuyu yer altı şehri.. Adını yerin 60 metre kadar derininde bulunan yaklaşık 50 tane içme suyu kuyusundan almış. Hitit, Asur ve Bizans dönemine ait kalıntılara rastlanmış. Yer altı şehirlerinden en az birini mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Giriş ücreti 25 TL, müze kart geçerli.

Yer altı şehirlerini de gördükten sonra ver elini Ihlara vadisi;

Bir kanyon vadi olan Ihlara vadisi doğa, tarih, sanat ve kültür olgularını bir arada bulabileceğiniz efsane bir yer. Burada olmak harika. Tektonik yükselme ve volkanik püskürmenin ardından Melendiz Dere’sinin zamanla toprağı aşındırması sonucu oluşmuş. Uzun yoldan gelip, dere üzerine kurulmuş çardakta sac tava ile karnımızı doyurduk. Enerjimizi aldık. Ihlara vadisine doğru şöyle bir giriş yaptık. Yaklaşık 14 km olan yürüyüş parkurunu tabi ki tamamlamaya gayret edemedik
Son Güncelleme: 09.10.2018 16:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner3

banner4

kartal escort antalya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort